Kayıtlar

V. Doğan GÜNAY: Bir Yazınsal Göstergebilim Okuması: Kuyucaklı Yusuf

Resim
                                                                    V. Doğan Günay İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ . 4 Simgeler ve Kısaltmalar . 6 1. GİRİŞ . 7 1. 1. Metinlerarasılık. Sabahattin Ali’nin Anlatıları Arasında Bir Gezinti 19 1. 2. Bir Uzam ve Kavram Olarak Edremit 27 1. 3. Farklı Bilimlerin Kavşağında Göstergebilim ... 37 2. SÖZCELEME KURAMI 42 2. 1. Sözceleme Kuramı ve Göstergebilim ... 42 2. 2. Anlatı ve Çokseslilik . 49 3. ANLATIBİLİM VE TEMEL ANLAMSAL YAPILAR .. 59 3. 1. Anlatıbilim ... 60 3. 2. Anlatının Yapısı ve Düzenlenişi 64 3. 3. Anlatı = Anlatma + Öykü . 66 3. 3. 1. Anlatıcı ve Anlatılan . 80 3. 3. 2. Bakış Açısı ve Odaklayım ... 83 3. 3. 2. 1. Bakış Açısı 84 3. 3. 2. 2. Odaklayım ... 86 3. 3. 3. Anlatı ve Zaman . 89 3. 4. Beşli Çizge . 90 4. YAZINSAL GÖSTERGEBİ...

TÜKETİM TOPLUMUNDA YAZAR OLMAK

Resim
TÜKETİM TOPLUMUNDA YAZAR OLMAK Prof. Dr. V. Doğan Günay dogan.gunay@gmail.com V. Doğan Günay. Kitaplarını imzalarken Merhabalar, Yaşadığımız yüzyılda her şeyi çok hızlı tüketiyoruz. Bu tüketim her alanda görülüyor. Doğayı kirletiyoruz, uzayı kirletiyoruz, tüm yiyecekler neredeyse yapay olarak çok kısa bir zaman diliminde üretiyor ve ardından hunharca tüketiyoruz. Bunun sonucu olarak herkes herşye sahip oluyor ve özlem duyulan bir şey kalmıyor. Bir gün önce televizyonda reklamı oluyor ertesi günü o ürünü satın alabiliyoruz. İlgili ürün, değer ya da bilgi, elde ettiğimiz günde bir biçimde tüketilmiş oluyor. Sanat, bilim, çevre her alanda hızlı tüketimin ve olumlu ya da olumsuz sonuçları görülmektedir. Pozitif bilimlerde artık kitaplar yazılmıyor. Araştırmalar makale olarak çıkıyor. Çıktığı gün ilgili kişiler okuyor ve o araştırma o anda bitirilmiş oluyor. İnsanlık bilimlerinde de kitapların ömrü eskisi kadar uzun değil. En güçlü bir kitap bile, içindeki bilgilerin yen...

AFRİN: YENİDEN “ARAP ÇÖLLERİNDE TÜRKLER” OLMASIN

AFRİN: YENİDEN “ARAP ÇÖLLERİNDE TÜRKLER” OLMASIN V. Doğan Günay dogan.gunay@gmail.com Giriş “İstasyonda bir kadın durmuş, gelene geçene - Benim Ahmed’i gördünüz mü diyor. Hangi Ahmed’i? Yüzbin Ahmed’in hangisini? Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, İstanbul yolunun aksini gösteriyor: - Bu tarafa gitmişti, diyor. O tarafa? Aden’e mi, Medine’ye mi, Kanal’a mı, Sarıkamış’a mı, Bağdad’a mı? Ahmed’ini buz mu, kum mu, su mu, skorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmed’ini görsen, ona da soracaksın: - Ahmed’imi gördün mü? Hayır… Hiç birimiz Ahmed’ini görmedik. Fakat Ahmed’in her şeyi gördü. En âlâsından cehennemi gördü” [1] . Bu alıntı ile başlamak istedim. Osmanlı’nın son dönemdeki Anadolu’da zor durumdaki anaların babaların durumunu daha iyi anlatan bir yazı olabilir miydi? Zor. Afrin harekatı doğal olarak Türkleri yeniden kendi tarihinden bazı sayfalarını anımsamaya itti. Elbette her ulus gibi biz ...